1- Sabâh nemâzının vakti

“Sabâh Nemâzının Vakti” için tıklayınız.

2- Sabâh nemâzı ne zamana kadar kılınır?

 Süâl: Bazı kimseler, sabâh nemâzının vakti, öğleye kadar diyerek, müslimânların nemâzlarını kazâya bırakıp harâm işlemelerine sebeb oluyor. Sabâh nemâzının vakti ne zemâna kadardır? Sabâh nemâzı ne zamana kadar kılınır ?

CEVÂB:

Sabâh nemâzının vakti güneşin doğduğu görülünceye kadardır. Doğru nemâz vakitlerini bildiren takvîmlerde, “Güneş” diye bildirilen vakte kadardır.

Bir mahalde, (Sabâh nemâzının vakti), dört mezhebde de, (şer’î gece)nin sonunda başlar. Yani, (Fecr-i sâdık) (imsâk) denilen beyâzlığın şarkdaki (doğudaki) ufk-ı zâhirî (görünen ufuk) hattının bir noktasında görülmesi ile başlar. Sabâh nemâzının vakti, güneşin ön [üst] kenârının, o mahaldeki (yerdeki), ufk-ı zâhirî (görünen ufuk) hattından doğduğu görülünceye kadardır.

Sabâh nemâzını kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu nemâz sahîh olmaz.  Sabâh nemâzında, güneş doğmadan önce sola selâm vererek nemâzı bitirmek şarttır.

Güneş doğarsa, sabâh nemâzı, sabâh kerâhet vakti çıkınca, yani takvîmlerde “İşrak” diye bildirilen vakit girince,  o günkü öğle kerâhet vaktinden önceye kadar (Türkiyede  doğru takvîmlere göre olan öğle nemâzından 20 dakîka kadar önce) sabâh nemâzının farzı, sünneti ile birlikte kazâ edilir.  

3- Güneş doğana kadar

 Süâl: Sabâh nemâzını güneş doğuncaya kadar kılmak câiz mi? (Güneşin doğmasına 15 dakîka kalınca kılmak mekrûh olur) diyenler vardır. Böyle bir şey var mı?

CEVÂB:

Sabâh nemâzını güneş doğuncaya kadar kılmak câizdir.  Güneşin doğmasına 15 dakîka kalınca kılmak mekrûh olur, sözü yanlıştır. Yani mekrûh olmaz. Sabâh nemâzını her mevsimde (İsfâr) etmek, yani ortalık aydınlanınca kılmak müstehabdır. Evinde yalnız kılan, her nemâzını vakti girer girmez kılmalıdır.  Sabâh nemâzını Türkiyede, Türkiye takvîminde yazılı imsâk vaktinden 15-20 dakîka sonra kılmak ihtiyâtlı olur.

Sabâh nemâzını kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu nemâz sahîh olmaz.  Sabâh nemâzında, güneş doğmadan önce sola selâm vererek nemâzı bitirmek şarttır.

4- Ezânı beklemek gerekmez

Süâl: Sabâh nemâzı ezân okununca mı başlar? Sabâh ezânı okununca nemâzımı kılıp yatıyorum; fakat ben yattıktan sonra başka câmi’lerin ezânı okunuyor. Yeniden mi kılmam gerekir?

CEVÂB:

Nemâz kılmak için ezânın okunması değil, vaktin girmesi şarttır. Vakit girmişse, ezân okunmasa da, nemâz kılınır. Bu sebeble yeniden kılmanız gerekmez.

(Sabâh nemâzının vakti), dört mezhebde de, (şer’î gece)nin sonunda başlar. Yani, (Fecr-i sâdık) (imsâk) denilen beyâzlığın şarkdaki (doğudaki) ufk-ı zâhirî (görünen ufuk) hattının bir noktasında görülmesi ile başlar. Sabâh nemâzını, Türkiye takvîminde yazılı imsâk vaktinden 15-20 dakîka sonra kılmak ihtiyâtlı olur.

Ezân bu vakitte okunmasa da, sabâh nemâzının evvel vakti başlar. Sabâh nemâzının vakti, güneşin ön [üst] kenârının, o mahaldeki (yerdeki), ufk-ı zâhirî (görünen ufuk) hattından doğduğu görülünceye kadardır.

5- Güneş doğmadan önce

Süâl: Güneşin doğmasına 2–3 dakîka kalsa, bir kimse, nasıl abdest alır ve nasıl nemâz kılar?

CEVÂB:

Abdest sür’atle alınır, Sünnet kılınmaz. Farzını kılarken, Fâtiha-i şerîfe ile Kevser ve İhlâs sûreleri gibi, kısa zamm-ı sûreler okunur, Rükû’ ve secdelerde tesbihler üçer defa okunur. Teşehhüdde sadece ettehiyyatü okunup, selâm verilir.

6- İmsâk vaktinden  önce

Süâl: Sabâh nemâzını imsâktan önce kılmak câiz midir?

CEVÂB:

İmsâktan önce sabâh nemâzını kılmak câiz değildir.

Çünkü sabâh nemâzının vakti girmemiştir. Bir nemâz, vakti girmeden önce kılınırsa, sahîh olmaz. Hem de, büyük günâh olur. Namâzları vaktlerinden önce ve sonra kılmak harâmdır.

İbni Nüceym Zeyn-ül-Âbidîn, (Kebâir ve segâir) kitâbında buyuruyor ki, (Farz nemâzları [yanlış vakitleri bildiren takvîmlere uyarak] vakti girmeden önce kılmak ve vakti çıkdıkdan sonra kılmak büyük günâhdır.) Sabâh nemâzını, Türkiyede, Türkiye takvîminde  yazılı imsâk vaktinden 15-20 dakîka sonra kılmak ihtiyâtlı olur.

7- İmsâk vaktinde

Süâl: Sabâh nemâzı, Türkiye Takvîmi’nde bildirilen imsâk vaktinde kılınabilir mi?

CEVÂB:

Evet kılınabilir.

Türkiyede, Türkiye takvîminde yazılı imsâk vaktinden, 15-20 dakîka kadar sonra sabâh nemâzını kılmak ihtiyâtlı olur.

8- Nemâzı geciktirmek

Süâl: İşe erken giden kimse, sabâh ezânları geç okunduğu için, vakit girer girmez nemâzını kılabilir mi?

CEVÂB:

Evet kılabilir.

9- Sabâh nemâzının şâhitleri

Süâl: İsrâ sûresinin 78. âyetinde sabâh nemâzı için, (Şâhidli nemâz) ifâdesi geçiyor. Neden şâhidli nemâzdır?

CEVÂB:

Gece melekleriyle gündüz melekleri sabâh nemâzına şâhid olurlar. Yani sabâh nemâzında imâmın arkasında ictimâ ederler, hâzır olurlar. İmâm nemâzını bitirince, gece melekleri oradan ayrılırlar, gündüz melekleri kalır. Gece melekleri Allahü teâlâya, “Yâ Rabbî, biz kullarını sabâh nemâz kılarken bırakdık [onlardan ayrıldığımızda nemâz kılıyorlardı]” derler. Gündüz  melekleri  de,  “Yâ Rabbî, biz senin kullarının yanına vardığımızda onlar nemâz kılıyorlardı.” derler. Allahü teâlâ onlara: Şâhid olunuz ki, ben onları afv ve magfiret etdim, buyurur (Beydâvî ve onun Şeyhzâde hâşiyesi). Bundan dolayı sabâh nemâzı için (Şâhidli nemâz) ifâdesi kullanılıyor.

10- Kazâ edilir.

 Süâl: Sabâh güneşin doğmasına 10 dakîka kala uyanan birisi, hemen abdest alıp sabâh nemâzını kılsa, sonra çamaşırında meni lekesi görse ve ihtilâm olduğuna kanâ’at getirse, sabâh nemâzı borcundan kurtulmuş olur mu?

CEVÂB:

Hayır. Yıkanır, kerâhet vakti çıkınca, nemâzını kazâ eder.
Güneş doğarsa, sabâh nemâzı, sabâh kerâhet vakti çıkınca, yani takvîmlerde “İşrak” diye bildirilen vakit girince,  o günkü öğle kerâhet vaktinden önceye kadar (Türkiyede  doğru takvîmlere göre olan öğle nemâzından 20 dakîka kadar önce) sabâh nemâzının farzı, sünneti ile birlikte kazâ edilir.  

11- Sabâhın farzını üç kılmak.

 Süâl: Dört rek’atlı nemâzlarda yanılıp beşinci rek’atı da kılanın bir rek’at kılması her nemâz için geçerli midir? Meselâ bir kimse, sabâh farzını iki rek’at kılıp, oturdukdan sonra, unutarak üçüncü rek’ata kalksa ve secdeleri de yapsa bir rek’at dahâ mı kılar?

CEVÂB:

Evet bir rek’at daha kılıp nemâzını dört rek’ata tamamlar.

İbni Âbidîn secde-i sehv bâbında, “O kimse bu nâfileye kasden başlamamışdır.” şeklinde buyurulmakdadır.

(Dürr-ül-muhtâr)da, “Sabâh nemâzında dördüncüyü ilâve eder, fetvâ böyledir.”  buyurulmakdadır.

12- Sabâh nemâzını evde cemâ’atle kılmak.

 Süâl: Beyim işe gideceği için sabâh nemâzını imsâktan yirmi dakîka sonra berâber kılıyoruz, mahzûru var mı, beyim ezân okusa olur mu?

CEVÂB:

Mahzûru yoktur. Beyiniz ezân okursa iyi olur.

13- Şâfi’î mezhebinde sabâh nemâzı.

Süâl: Şâfi’î mezhebinde sabâh nemâzı ne zemân kılınır?

CEVÂB:

Evvel vaktinde kılınır.

(El-fıkh-u alel-mezâhib-il erbe’a) kitâbında şöyle bildirilmektedir. “Şâfî’îlerde  “Fazîlet vakti”,  vaktin evvelinden üç çeyrek mikdârı (45 dakîka)  geçmesine kadardır. Bu vaktin bu şekilde adlandırılması, nemâzın bu vakitte kılınmasının, bundan sonra kılınacak olan nemâzdan efdal olmasına binâendir. Bu kısm “Fazilet Vakti”, beş vakit nemâzın hepsinde bulunur.”

14- Sabâh  nemâzına kalkmak.

Süâl: Ba’zen  sabâh nemâzına kalkamıyorum, çok üzülüyorum, Sabâh nemâzına kalkmak için ne yapmak lâzımdır?

CEVÂB:

Sabâh nemâzlarına uyanmak isteyen, yatsıyı kılınca hemen yatmalıdır ve gece, boş şeylerle uykusuz kalmamalıdır.

Bir kimse yatacağı vakit, (İnnâ a’taynâ) sûresini okusa ve sonra, (Yâ Rabbî! Beni sabâh nemâzına vaktiyle uyandır) derse, Biiznillâhi teâlâ, o kimse, sabâh nemâzına, vaktiyle uyanır.

Mâide sûresinde Allahü teâlânın yaratması için, vesîleye, ya’nî sebeblere yapışmak emr olunmakdadır. Te’sîri kat’î olan sebeblere yapışmak farzdır. Sebeblere yapışmak, Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” sünneti ve âlimlerimizin âdetidir. İnsan, istediği şeyin sebebine yapışarak, ona kavuşur.

Sabâh nemâzına kalkmak için de sebeblere yapışılmalıdır. Meselâ; çalar sâat kurulmalı, cep telefonu  alarmı ayârlanmalı, gece o vakitte uyanık olduğu bilinen birisine, telefon ederek, kendisinin uyandırılması için tenbîh edilmelidir.  Sabâh nemâzına kalkmak niyetiyle,  çalar sâat dâhil,  bu gibi sebeblere yapışmak da  ibâdetdir.

15- Sabâhın sünnetini evde kılmak.

 Süâl: Babam, dahâ ezân okunmadan  sabâhın sünnetini evde kılıp, câmi’de de farzını cemâ’atle kılabilir mi?

Sabâh nemâzının sünnetini, imsâk vakti girdikten 15-20 dakîka sonra  evde kılıp, farzını câmi’de cemâ’atle kılabilir.

Bir nemâz vaktinin başlaması için mühim olan, o nemâzın vaktinin girmesidir. Vakit girdi ise nemâz kılınabilir. Ezânı beklemeye gerek yoktur.

Peygamberimiz “aleyhissalâtü vesselâm” buyurdu ki, (Benim câmi’mde [Medînedeki] iki rek’at nemâz kılmak, başka câmi’lerde bin rek’at nemâzdan dahâ hayrlıdır.) Yine buyurdu ki: (Her kim sabâh nemâzının sünnetini evinde kılsa, benim câmi’mde kılmakdan efdaldir.)

16- Sabâh nemâzının farzından sonra sünnetini kılmak.

 Süâl: Bazı kimseler, imâmla sabâh nemâzının farzını kıldıktan sonra, kılamadılar ise, o günkü sabâh nemâzının sünnetini kılıyorlar. Bu doğru mudur?

CEVÂB:

Doğru değildir.

Sabâh nemâzının farzından sonra, nâfile nemâzı kılınmadığı gibi, sabâh nemâzının sünneti de kılınmaz.

Yalnız nâfile kılmak mekrûh olan iki vakt vardır.

Birincisi, sabâh Fecr-i sâdık [tan yeri] ağardıkdan, güneş doğuncaya kadar, sabâh nemâzının sünnetinden başka nâfile kılınmaz.

İkincisi, ikindiyi kıldıkdan sonra, akşam nemâzından önce nâfile kılmak tahrîmen mekrûhdur.