Untitled Document

TARİH - HATİCE TURHAN SULTAN

         
          IV. Mehmed Hân'ın annesi Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alıp sokak sokak dolaşır. Yollarının Azapkapı'ya düştüğü günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker. Kızcağız güç bir hâlde destiyi kucaklayıp doldurur ama, indirmesi çok zordur. Nitekim ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Kız, kırıkları toplarken, içli içli ağıt yakıp ağlar. Valide Sultan, gelip küçük yavrunun başını okşar. "Üzülme güzelim, ben sana daha güzel bir desti alırım." der. Kız, "Ben destiye üzülmüyorum kendime kızıyorum. Kocaman oldum ama, eve hayrım dokunmuyor, bu Saliha neye yarar?"
          Bu olgunluk, bu iş yapma hevesi, bu mesuliyet şuuru ve bu berrak lisan, Valide Sultanın dikkatini çeker. Sorar soruşturur, Saliha'nın civar konaklardan birinde yaşayan bir besleme (hizmetçi) olduğunu öğrenir. Onu saraya yerleştirir. Bir kadınlar akademisi olan Harem'de onlarca cariye vardır, ancak Saliha Dilaşup şefkati, merhameti, becerikliliği ile akranlarına fark atar. Hiçbiri cömertlikte onunla yarışamaz. Kaldı ki benzersiz nakışlar yapar, mânâlı şiirler yazar. Nitekim II. Mustafa Hân'a eş, I. Mahmud ve III. Ahmed'e anne olur.
          Bir gün oğlunu çağırır ve Azapkapı'ya bir çeşme yaptırmak ister ve; "Yalnız küçük kızlar destilerini kırmasınlar yeter." der.
          Yeryüzünde İstanbul kadar çeşmesi bol bir şehir var mı bilmem. İSKİ'nin tespitlerine göre 727 tane çeşmeden pek çoğu kullanılmıyor.

İrfan Özfatura /Türkiye Gazetesi

KIBLE SÂATİ VAKTİ
Takvimimizde her şehir için gösterilen Kıble Saati vaktinde, güneşe doğru dönen kimse, Kâbe yönüne dönmüş ve o yerin kıblesini bulmuş olur.

 



Erkek : Serdar - Kız : Semra  - Yemek : Tarhana Çorbası, Patlıcan oturtma, Salata



Featured Image 01