Untitled Document

GÜNÜN TARİHİ - NASREDDİN HOCA

22 Haziran 1284’de vefât eden merhumun türbesi, Akşehir’dedir. Kabri, Müslümanlar tarafından ziyaret edilmekte ve rûhâniyetinden feyz alınarak istifâde edilmektedir.
Hoca merhum, ömrünü insanları irşâd ederek geçirmiş; nükteli ve latîfe dolu nasîhatları ile onlara doğru yolu göstermiştir. Evliyâdan olup, âlim ve hakîm idi. Çeşitli lâtifeleri, hâlâ dilden dile dolaşarak anlatılmaktadır. Hoca merhuma isnâd edilen ahlâka ve edebe aykırı fıkralar, onun sözleri değildir. Birkaç fıkrası şöyledir:
GÖRMÜŞ GİBİ OLURUM
Nasrettin Hoca’nın elinde çok güzel bir yüzükle dolaştığını gören bir tüccar dostu, Nasrettin Hoca’ya demiş ki:
- Hocam sizinle çok eski dostuz. Yakında hacca gideceğim, sizi çok özleyeceğim. Onun için yüzüğü bana hediye etseniz de, sizi özlediğim zaman, yüzüğe bakıp sizi görmüş gibi olsam.
- Ben de sizi özleyeceğe benziyorum. En iyisi yüzük yine kendimde kalsın. Ne zaman yüzüğe baksam, arkadaşım istediğinde, vermemiştim deyip sizi hatırlayayım.
O ZAMAN
Nasrettin Hoca damdaki kardan kayıp yol ortasına düşüp kalakalmış. Yoldan geçenler toplanıp, Hoca’dan durumunu sormuşlar:
- Efendim size ne oldu böyle? Neden yatıyorsunuz?
- Neden kalkmadığımı bilmek istiyorsanız, kendinizi çıkıp damdan atın da görün, o zaman benim kalkmama yardımcı olmak aklınıza gelir.
UTANCIMDAN
Nasrettin Hoca’nın evine hırsız girmiş. Hoca hemen boş sandığın içine saklanmış. Hırsızlar sandığı açmışlar, Hoca’yı orada görünce merak edip sormuşlar:
- Sandıkta ne yapıyorsun Hocam?
- Evimde size verecek birşey olmadığı için, utancımdan sandığa saklandım.

DÜNKÜ CEVAP

Herkes adının ikinci harfi ile başlayan bir meyve yediği için, Sinan da "İ" harfi ile başlayan bir meyve yemiştir. Meselâ İncir olabilir.



Erkek : Yahya - Kız : Bedriye  - Yemek : Sütlü çorba, Güveç, Fırında makarna, Karpuz



Featured Image 01