Untitled Document

TARİH - BÜYÜKLÜĞÜN SIRRI

          Osmanlı Devleti'nin Viyana'ya kadar ilerlemesinden çok korkup, başarısının sebebini aradıkları hâlde bulamayan Avrupa'ya, İstanbul'daki İngiliz sefîri bu durumu anlatmak maksadıyla büyük bir sevinçle şu meâldeki şifreli mektûbu yazmıştır: 
          "Buldum, Buldum... Osmanlıların zaferden zafere ulaşmalarının sebebini ve bunları durdurma çâresini buldum... Osmanlılar aldıkları esirlere hiç kötülük yapmıyor, kardeş gibi davranıyorlar. Hangi milletten, hangi dinden olursa olsun, küçük çocukların zekâlarını ölçüyorlar. Keskin zekâlı çocuklar seçilerek, saray mektepleri ve sonra da Enderûn Mektebi'nde değerli öğretmenler tarafından okutuluyorlar. İslâm bilgileri, İslâm ahlâkı, fen, kültür dersleri verilerek, kuvvetli ve başarılı müslüman olarak yetiştiriyorlar. Bunların arasından da Osmanlı ordularını zaferden zafere ulaştıran değerli kumandanlar, Sokullular ve Köprülüler gibi seçkin siyâset ve idâre adamları çıkıyor. Osmanlı akınlarını durdurmak için bu mektepleri ve bunların kolları olan medreseleri yıkmak, müslümanları ilim ve fende geri bırakmak lazımdır..."

FIKRA - İKİ ZENGİN

          Her ikisi de çiftlik sahibi olan iki zengin sohbet ediyorlardı. Hâliyle zenginlikleriyle övünüyorlardı... Biri, tarlalarının çokluğundan, yeteri kadar işçi bulamamaktan, ürünlerin her sene telef olmasından bahsedince, diğeri ileri atılır:
          - Benim çiftlikte, sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam olduğu hâlde çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoruz. Biz de çâresiz geri dönüyoruz.
          Öncekinin cevabı hazırdır:
          - Eskiden bizim de öyle bir arabamız vardı da sattık kurtulduk. Onlarla yolculuk insana çok sıkıntı verir...


Erkek : İdris - Kız : Sıdıka  - Yemek : Mercimek Çorbası, Etli bamya, Revani



Featured Image 01