Untitled Document

SOHBET - İSLÂMİYETİ ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMEK

Dîn-i islâmın temeli, îmânı, farzları ve harâmları öğrenmek ve öğretmektir. Allahü teâlâ, Peygamberleri "aleyhimüssalevâtü vetteslîmât" bunun için göndermiştir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslâmiyet yıkılır, yok olur. Allahü teâlâ, Müslümanlara (Emr-i ma'rûf) yapmayı emrediyor. Yani, "Benim emirlerimi, bildiriniz, öğretiniz!" diyor ve (Nehy-i anilmünker) emrediyor. Yani, yasak ettiğim harâmları bildiriniz ve yapılmasına râzı olmayınız, diyor.

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
"Birbirinize Müslümanlığı öğretiniz! Emr-i ma'rûfu bırakır iseniz, Allahü teâlâ, en kötünüzü başınıza musallat eder ve duâlarınızı kabûl etmez!

Bütün ibâdetlere verilen sevap, Allah yolunda gazâya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazânın sevabı da, emr-i ma'rûf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize nazaran bir damla su gibidir.

Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyuruyor ki:
"Bütün çocuklar Müslümanlığa uygun ve elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları, sonra anaları, babaları Hıristiyan, Yahûdî ve dinsiz yapar."

Böylece, Müslümanlığın yerleştirilmesinde ve yok edilmesinde en mühim işin, gençlikte olduğunu bildiriyor. O hâlde, her Müslümanın birinci vazîfesi, evlâdına İslâmiyeti ve Kur'ân-ı kerîmi öğretmektir.

Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye

FIKRA - İKİ KEKEME

          İki kekeme yolda karşılaşır. Biri, diğerine sorar:
          - Vaktin varsa biraz konuşalım mı?
          - Yarım saat kadar vaktim var.
          -Öyle ise 5 dakika konuşabiliriz.


Erkek : Selim - Kız : Ulviye  - Yemek : Sebze çorbası, Tavuk Kızartması, Helva



Featured Image 01