HİKÂYE................ ÜÇ OĞUL
Köyün tek çeşmesi başında üç kadın sıraya girmiş kaplarına su doldurmaktaymış. Kadınlar aralarında çene çalarken yanlarına yaşlı bir adam yaklaşmış ve kadınların konuştukları ile yakından ilgilenmiş.
Birinci kadın şöyle demiş: “Benim bir oğlum var. Becerikli mi becerikli, yetenekli mi yetenekli. Örnek bir delikanlıdır o.”
İkinci Kadın; “Benim de bir oğlum var. Bülbül gibi şakır, sesi insanlara gözyaşı döktürür.”
Üçüncü kadın ise, oğlu hakkında hiçbirşey söyleyememiş.
Kadınlar serçe parmağı kalınlığında akan çeşmeden kaplarını zorlukla doldurduktan sonra oradan uzaklaşmaya hazırlanırken, birinci kadının oğlu görünüp mükemmel bir takla atmış. Annesi, “Jimnastik gösterileri de yapabilir” diyerek oğlunu pohpohlamış. Derken ikinci oğul gelmiş. O kadar güzel, o kadar yanık bir türkü söylemiş ki, dinleyenler hayranlıklarından dona kalmışlar. En son üçüncü kadının oğlu onlara yaklaşmış. İlk ikisinin aksine hiçbir şey yapmamış, sadece annesine koşmuş ve su kabını onun elinden alarak kendisi taşımış.
Bundan sonra üç kadın yaşlı adama sormuşlar.
“İşte oğullarımızı gördünüz değil mi?”
İhtiyar şöyle cevap vermiş: “Ben sadece bir tek oğul gördüm. Annesinin elinden suyu taşıyan oğulu.” Nikolay Lev Tolstoy
FIKRA ............ ZOR İŞ
İki hırsız, Londra’nın en büyük bankasını soyarlar. Soluk soluğa eve gelince, biri arkadaşına der ki:
- Şu paraları bir sayalım bakalım, ne kadar paramız var?
Öbürü sakince cevap verir:
- Şunun merakına bak! Böyle zor işlerle kendini ne diye yoruyorsun? Yarınki gazeteler ne kadar olduğunu muhakkak yazacaklar, alırız ucuz bir gazete, olur biter.
ZEKÂ BULMACASI..............KÂSE RESMİ

Burada yalnız bir kâse resmi mi var? (Cevabı yarın)
Erkek : Galip - Kız : Kübra - Yemek : Ezogelin çorbası, Etli bamya, Pilav, Karpuz
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE