Untitled Document

MAKALE................. O KARANLIK GÜNLER (2)

“Hele 1949 yılında, resmî dairelere, Bakanlıklardan gelen emirlerde; (Memurların, subayların, erleri, talebeyi küçük adları ile çağırmaları yasaktır. Soyadları kullanılacaktır.) deniyordu. Emiri işitenlerin çoğu gibi ben de, o gece ağlamaktan uyuyamadım. “Yâ Rabbi! Dedelerinin mukaddes dini yasak edildi. Türk’ün temiz ahlâkı unutturuldu. Şimdi Müslüman isimlerimiz de yasak ediliyor. Ahmet, Abdullah demek suç olacak.. Taş, Kurt, Çakal gibi isimler bunların yerini alacak...) diyerek her vatandaşın kalbi kan ağlıyordu. Hele şakşakçı gazeteler, bir yandan milyonları sömürüyorlar. Buna karşılık, bir yandan da vatanın her köşesine terör saçıyorlardı...
O ne karanlık günlerdi. Gençler dinsiz yetiştiriliyor, Türk tarihi unutturuluyor, baba oğlunun dilini anlamaz hâle getiriliyordu. 
Bu şaşkın akıntıyı acı acı gördükçe, bunun sonu nereye varacak diye, yemekten içmekten kesilmiştik. Üzerinde çok hakkım olan eski bir dostum, bucak başkanı idi. Bir konuşmamızda ona dert yanmıştım. (Aziz dostum! Bu iş devlet işidir. Başka yerlerde böyle konuşma! Her yer hâfiye dolu. Başına belâ alırsın. Dosyamızda gizli karar var. 1970 yılına kadar, “yobazlar’ kalmaz, ölürler. Müslümanlığı bilen kimse bulunmaz olur. Kur’ân’a; “Çöl kanunu”, İslâmiyete de; “Arap Dini’ denir. Türk başka Arap başka. Pis Arapların dininin, medenî Türkiye’de yeri olmayacak. Biz garplıyız. Her şeyimiz modern olacaktır.) gibi şeyler söyledi... O günden beri ağzımı kapadım. “İslâmiyete elvedâ denecek olan 1970 senesine daha 30 sene var.” diyerek o meş’un seneye yetişmem diyordum. Fakat o senede bulunacak evlâtlarımızın hâlini düşündükçe, kederimden aklım gidecek gibi oluyordu. Kimseye bir şey söyleyemez, kimseye nasihat veremez, kimsenin yanında (Allah) diyemez olduk. Alay edilmek, eziyet görmek korkusu ile kimse câmiye gidemez oldu. Koca Şehzadebaşı Câmiinde 5-6 ihtiyar ile Cuma namazı kıldığımızı hatırlıyorum. Her yıl çok sayıda Câmi/mescid kadro dışı bırakılarak kapatılıyor, yıkılmaya terk ediliyor, iyi durumda olanları halkevi yapılıp, konserler veriliyordu. Güzelim Sultanahmet ve Edirnekapı Câmileri asker koğuşu, birçokları da depo yapılmıştı... Bugünkü hürriyetimize nasıl şükredeceğimizi bilemiyoruz...”
Hasan Yavaş                TÜRKİYE GAZETESİ        2-3.12.2015 



Erkek : Vahid - Kız : Vahide  - Yemek : Domates Çorbası, Ciğer tava, Pilav, Salata



Featured Image 01