SOHBET.................. İFFETİ KORUMAK
Allahü teâlâ, insan neslini devam ettirmek için, erkek ve kadınları birbirlerine karşı cazip kılmıştır. Aynı zamanda, bu kuvvetli duygu karşısında, insanları dünyada çetin bir imtihana tabi tutmuştur. Bu imtihanda kazanan bir insan, dünya ve âhıretin kahramanıdır. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmin birçok yerinde, iffetini muhafaza edenlere, büyük mükâfatlar vâdetmiş ve müjdeler vermiş, etmeyenlere de, Cehennem azabını göstermiştir. Allahü teâlâ, iffetsizleri, bir insanı öldüren bir katil ile bir tutmaktadır.
İnsan günahlarının belki de % 90’ı, iffet mevzuu içindedir. İffetsiz insan, Allahü teâlânın indinde günahkâr olduğu gibi, insan topluluğu içinde de, günahkâr ve şerefsizdir. İnsanlar hayâ, şeref ve haysiyet duygularına sâhip oldukları için, erkeklik ve dişilik hislerine karşı çeşitli ve meşru yolları ararlar.
Dünyadaki pek çok rezaletler, cinayetler, kavgalar, kıskançlıklar, fenalıklar, iffetsizlik yüzünden meydana gelmektedir. İnsanların pek çoğu, iffetsizliğin fenalıklarını bildikleri hâlde, kendilerini bu fena yollara sapmaktan alıkoyamazlar. Allahü teâlâdan korkmasını öğrenmiş, hakikaten Allahü teâlâdan korkan bir insan iffetsiz olamaz. Bilhassa büyük şehirlerde iffet işi tehlikeli bir istikamettedir. Bir genç kızın, kendi başına yalnız kendi aklı ve idraki ile iffetini muhafaza etmesi, çok güçtür ve hatıra ve hayâle gelmeyen tehlikelerle çevrilmiş demektir. Bu tehlike onu, okulda, yollarda, otobüste, komşularda, hatta evinin içinde yakasını bırakmaz. Hele o kızcağız kadınlık duygusuna karşı koymasını bilmeyecek derecede zayıf ahlâklı ise, o zaman tehlike iki misli artmış demektir. İffeti muhafaza için, bir çare, genç erkek ve genç kızı zamanında evlendirmektir. Bir genç kız, tuzağın içine düştükten sonra, aklı başına gelir ama, iş işten geçmiş olur. Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye (701)
GÜNÜN TARİHİ ............. ATATÜRK’ÜN VEFÂTI
1881’de Selânik’te doğan Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanıdır. I. Cihan Harbi’nin ardından ordu müfettişi vazifesiyle Samsun’a çıkıp, Millî Mücadele’nin başına geçti. 1923’den 1938’e kadar bir dizi inkılâbı gerçekleştirdi. İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda, 10 Kasım 1938’de vefât eden Atatürk, Ankara’da Etnoğrafya Müzesi’ne defnedildi. 1953 yılında da Anıtkabir’e nakledildi.
Erkek: Esat - Kız: Şahika - Yemek: Ezogelin çorbası, Kereviz, Makarna, Salata.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE