Untitled Document

HÂTIRA ........... NE KALDI BENDEN GERİYE

 Gün indi sıradağlar ardına.
Karanlık, hâin bir üvey anne
gibi kucaklar birazdan hepimizi... Gündüzleri dilimizde türküler, çoğu özlem üstüne, kıvrılıp giden ırmaklara bakarız,
kartal gibi, tepelerden... Geceleri konarız, geçitlere, tepelere, ağaç dallarına, su başlarına... Sonra... Roketatarlar,
keleş’ler, makinalı tüfekler, bâ-
zen bombalar konuşur, biz susarız... Geceler büyür de büyür
gözlerimizde... Kan oturur tetik
tutan parmaklarımıza...
Sonra... Sonra, bir mayın patlar, yahut bir silah sesi duyulur
karanlıklardan...
∞ ∞ ∞
- Kendisine geliyor, kıpırdadı!
“Bu ses, bu ses, bir bayan
sesi... Neredeyim?.. Bu sargılar
ne?.. Gözlerimi niye açamıyorum?.. Bu ağrılar da neyin nesi?”
- Ölümü yendin başçavuşum!..
“Bu da kim?.. Ne demekti bü-
tün bunlar?.. Ölümü kimse yenemez!.. Niye açamıyorum gözlerimi?.. Kim bağlamış ellerimi?..
Ben, ben, dağda değil miydim?
O ses, o kucağımda patlayan
ses?.. Mayın!.. Mayın!.. Kahpe
mayın!..”
- Sâkin ol!.. Sâkin ol başçavuşum!..
- Kaç gün oldu? Yüzümdeki
sargıları ne zaman açacaksı-
nız?..
- İki gün daha sabredin baş-
çavuşum!
Ve tanıdık bir ses...
- Yavrum!.. Yiğidim!.. Oğlum!..
- Ne kaldı benden geriye
baba?.. Başkaları gibi değil, babam gibi. Anlat, anlat!..
- Ellerin bileklerinden kopmuş!..
- Başka?.. Başka?..
- Gözlerin!.. Gözlerin!..
- Başka?.. Başka?..
- Yüzünün yarısı!..
- Kaşsız, gözsüz, yanaksız,
burunsuz belki... Korkunç gö-
rünüyor olmalıyım?..
Vatan; evimin gül kokan bah-
çesiydi. Millet; ölümüne sevdiklerim. Bayrak; varlık sebebimdi. Özgürlüğüm; gücümdü.
Onlar için gerekliyse ölürdük...
- Başçavuşum! Cumhurbaş-
kanımız ve komutanlarımız, bayram ziyâretine gelecekler.
- Gelmesinler!.. Sirk mi burası
hemşire?.. Böyle bir adamı kim
görmek ister?..
- Burası sirk değil başçavu-
şum. Sen de kimseyi eğlendirmiyorsun! Herkesin övünerek
baktığı bir şerefli kahramansın...
Hızır Ovacık

 



Erkek: Ethem - Kız: Didem - Yemek: Paça çorbası, Lahana dolması, Ayran, Şekerpare.

 



Featured Image 01