Untitled Document

ŞİİR..........................(Bir âmâ’nın dilinden)....... KARANLIK BAHAR

Fırtınalı gönlüme bir sığınak ararken,
Bahar gelmiş dediler, bütün karlar erimiş.
Ben zavallı hâlime boyun büküp ağlarken,
Kır; çiçekten taç giymiş, geline benzer imiş.
 
Gel yanıma çoçuğum, bana baharı anlat!
Toz kanatlı kelebek nasıl konar çiçeğe?
Görmeden pek karanlık, görünce nasıl hayat?
“Gündüz içinde gece” ters mi düşer gerçeğe?
 
Bu aydınlık içinde kapkara bir dünyam var,
Gün yüzü görmeden geçti gençlik çağlarım.
Size günlük güneşlik, bana karanlık bahar,
Körebeden farkım yok, dolaşarak ağlarım.
 
Seni çok dinledim “mavi” sulu körfezin,
Hiç görmedim renkleri “kırmızı” ne, “mor” nasıl?
“Karanlık” mezarımda beni saracak bezin,
Rengi “beyaz” diyorlar, onu görseydim asıl!
Hanefi Söztuta

DÜNKÜ CEVAP

GÜNÜN TARİHİ .................  İSTANBUL’DA İLK MATBAA

Osmanlı Devleti’nde Avrupa tipi matbaanın gelmesinden önce, kitaplar “Taş Basması” denilen bir usulle basılıyor veya hattatlarca elle yazılıyordu.
Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi ile Paris’e giden oğlu Saîd Efendi, orada matbaayı görüp incelemiş ve bunu memlekete getirmeyi kararlaştırmıştı. Yurda dönünce müteferrika İbrahim Efendi ile beraber faaliyete geçti. Sadrazamın kabulü ve Şeyhülislâmın da fetvasıyla 31 Ocak 1729’da ilk matbaa kuruldu. Müteferrika matbaasını takiben devlet tarafından Mühendishâne, Üsküdar ve Takvimhâne-i Âmire matbaaları ile diğerleri açılmıştır. Müteferrika matbaasında İbrahim Müteferrika’nın vefâtına kadar 16 kitap basılmıştır. İlk basılan kitap da Vankulu lügatıdır.



Erkek: Kâmil - Kız: Kâmile - Yemek: Mantar çorbası, Fırında köfte, Pilav, Yoğurt.

 



Featured Image 01