Untitled Document

MAKALE.................... İSTANBUL SÖZLEŞMESİ (1)

Öncelikle şunu belirtelim ki; İstanbul Sözleşmesi’nin aslı; “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir. Bu sözleşmenin ilk olarak İstanbul’da şerhsiz ve mutlak kabulü ve şekli oldukça düşündürücüdür.
Rusya’nın nesilleri mahveder diyerek, 100 yıl görüşülmesini dahi yasakladığı bu sözleşmenin, bizim meclisimizden  bu kadar kolay geçmesini izah edebilmek mümkün değildir.
Sözleşmenin maksadı, kapsamı ve tanımı okunduğu zaman perde gerisindeki meş’um hedef ortaya çıkmaktadır. Görünürde maksadı: Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmaktır.
Burada cinsiyet rollerinin kaynağı olan fıtrat ve yaratılış kaldırılmakta güyâ kadın ve erkek eşitlenmektedir. Kızlara İsmail, Ali, Mehmet, erkeklere ise Ayşe, Fatma ve Hatice isimleri verilecek, giyim kuşam birleştirilecek ve cinsiyet ayırımı olmadan isteyen istediği ile evlenebilecektir. Buna karşı çıkmak ise İstanbul Sözleşmesi’ne göre suçtur. Böylece dînimizce lânetlenen sapkınlıklar, kanunlarla meşrulaştırılmakta, eş cinsellik meşru ve normal hâle getirilmektedir.
Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında cinsiyet rollerine savaş açan, kadını erkekleştirme, erkeği kadınlaştırma politikaları bu milleti nerelere sürükler . Ailenin çatısı cinsiyet üzerine kuruludur. Nesiller öyle çoğalır. Cinsiyet yoksa aile de yoktur. Ailenin yok olduğu toplumlarda ise artık dinden, milletten devletten bahsetmek hayâl olacaktır. İstanbul Sözleşmesi’nin hız kesmeden ve giderek artan bir dozajda uygulanabilmesi için çıkarılan 6284 no’lu kanun ise, aileyi çökertmekte kullanılan başlı başına bir yıkım vasıtasıdır. 
Bu kanun, Türk İslâm aile yapısını yıkmak isteyenlerin ellerine verilmiş en tesirli silahtır. Panzehri olmayan bir zehir gibidir. Bununla güyâ şiddete uğrayan kadına şikâyet yolu açılırken tek taraflı olarak kadının beyanı mutlak esas kabul edilmiştir. Bu sözleşmeyi takip etmek üzere AB’den ve Soros’tan gelen paralarla kurulan LGBT’li dernekler, kadınlara bu haklarını duyurmak üzere neredeyse bütün yurdu sarmış durumdadır. 
(Devamı yarın)      Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil          TÜRKİYE GAZETESİ           24.05.2019

 



Erkek: Kadri - Kız: Kadriye - Yemek: Lahana çorbası, Izgara balık, Helva.

 



Featured Image 01