Untitled Document

SOHBET............. EHL-İ SÜNNETİN ALÂMETİ

İslâm âlimlerinin ve evliyânın büyüklerinden İmâm-ı Rabbânî hazretleri “rahmetullahi teala aleyh” buyuruyor ki:
“Âkıl ve bâlig olan erkeğin ve kadının birinci vazîfesi, Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları akâid, îmân bilgilerini öğrenmek ve bunlara uygun olarak inanmaktır. Allahü teâlâ, o büyük âlimlerin çalışmalarına bol bol sevap versin!
Kıyâmette Cehennem azâbından kurtulmak, onların bildirdiklerine inanmaya bağlıdır. Cehennemden kurtulacak olanlar, yalnız bunların yolunda gidenlerdir. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” ve Eshâbının “rıdvânullahi aleyhim ecmaîn” yolunda gidenler, yalnız bunlardır.
Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden çıkarılan bilgiler içinde kıymetli, doğru olan yalnız bu büyük âlimlerin, anlayıp bildirdikleri bilgilerdir. Bizim ve sizin anladıklarımızın hiç kıymeti yoktur. Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıklarına uymak lâzımdır. Her bid’at sâhibi, [itikadı bozuk kimse, reformcular] ve doğru yoldan kayarak dalâlete düşenler, sapık bilgilerini ve bozuk işlerini, Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden anladıklarını ve bu iki kaynaktan çıkardıklarını söylemektedirler. Bu sözleri çok yanlış ve haksızdır.
Demek ki, “Kitaptan ve Sünnetten” çıkarıldığı bildirilen her sözü, her yazıyı doğru sanmamalı; itikadı bozuk kimselerin, reformcuların yaldızlı propagandalarına aldanmamalıdır.
Allah korusun, îtikat edilecek şeylerde, bir sarsıntı olursa, kıyamette, Cehennemden hiç kurtulmak olmaz. Îtikat doğru olup da, işlerde gevşeklik olursa, tevbe ile ve belki tevbesiz de af olunabilir. Eğer af olunmazsa, Cehenneme girse bile, sonunda yine kurtulur. Görülüyor ki, işin aslı, temeli, itikadı düzeltmektir.
Dünya ve âhıret saâdetlerine kavuşmak için, dünya ve âhıretin efendisine “sallallahü aleyhi ve sellem” uymak lâzımdır. Ona uymak için, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olarak, önce itikadı düzeltmek lâzımdır.
Bundan sonra, o büyüklerin Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden anlayıp bildirdikleri helâl, haram, farz, vacip, sünnet, mendûb, mübah ve müştebeh [şübheli] bilgilerini öğrenmek ve bütün işlerini bunlara uygun olarak yapmak lâzımdır...”



Erkek: Faruk - Kız: Emel - Yemek: Pirinç çorbası, Salçalı köfte, Makarna, Kavun.

Featured Image 01