SOHBET......... SADAKA VERMEK
Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak niyeti ile muhtaçlara, fakirlere mal ve para bağışlamaya ve her türlü iyilikte bulunmaya sadaka denir. Mal, insanın sevdiği şeylerden birisidir. Cenâb-ı Hak, mal ile insanı imtihan ederek buyuruyor ki:
“Beni sevme iddianızda haklı iseniz, size verdiğim malların bir kısmını feda eyleyin!”
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Üstteki el, alttaki elden, yânî veren el, alan elden daha hayırlıdır.”
“Kendi kabından, din kardeşinin kabına bir miktar su boşaltmak sadakadır. Emr-i mâruf (emredilenleri öğretmek ve yaptırmak) ve nehy-i münker (günahlardan sakındırmak) yapmak, din kardeşine güler yüz göstermek, yoldaki taşı kaldırmak ve yol göstermek de sadakadır.”
“Allahü teâlâ, bâzı kullarına çok nîmet vermiştir. Bunları, kullarına faydalı olması için yaratmıştır. Bu nîmetleri Allahın kullarına dağıtırlarsa, nîmetleri azalmaz. Eğer bu nîmetler onlara ulaştırılmazsa, Allahü teâlâ, o nîmetleri bunlardan alır, başkalarına verir.”
“Beni hak peygamber olarak gönderen Allaha yemin ederim ki, muhtaç akrabası dururken başkasına sadaka veren kimsenin sadakasını Allahü teâlâ kabûl etmez.”
GÜNÜN TARİHİ..........OTLUKBELİ SAVAŞI
Otlukbeli Savaşı; Osmanlılar’ın Anadolu’daki birliği sağlama mücadelesi içerisinde önemli bir yere sâhiptir. O sıralarda İran ve Doğu Anadolu’nun önemli bir kısmına sâhip olan Diyarbekir-Tebriz merkezli Akkoyunlu Devleti’nin başında bulunan Uzun Hasan, kendisine sığınan Anadolu Beylikleri yöneticilerinin tahriki ile, Osmanlı Devleti’nin üzerine yürüdü.
Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet Hân, kardeş kanı dökmek istemediği hâlde, Otlukbeli’nde Akkoyunlu sultanı ile savaşa mecbur kaldı ve onu Eflâtunpınarı denilen yerde 11 Ağustos 1473’te mağlub etti. Uzun Hasan kaçtı. Büyük Akkoyunlu İmparatorluğu bu savaştan sonra bir daha kendisini toplayamadı ve Uzun Hasan’ın ölümünden sonra tarihten silindi.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE