HÂTIRA........ SON GÂZİLERİMİZDEN
Tarihe şahitlik eden İstiklal Savaşı gâzimiz Basra’daki savaşta kolundan yaralanan 110 yaşındaki Eskişehirli gâzi Yakup Satar‘ın bir gözü tamamen, diğerinin de büyük kısmı görmüyor. Yine de hayatından son derece memnun.
Gâzi Yakup Satar, Kırım Tatarları önderlerinin torunu. 5 ay süren yorucu bir yolculuktan sonra Eskişehir’e gelmiş. 6 çocuğu ve 50’nin üzerinde de torunu var. Basra, Sakarya, Afyon savaşlarında çarpışan gâzi, savaş hâtıralarını hafızasında kalan bir kısmını hâlâ o günkü heyecanıyla şöyle anlatıyor:
“...Birgün Sivrihisar’a yakın bir yerde mola verdik. Ayaklarımın altı hem yara hem de batan dikenlerle doluydu. Gece gizlice kasabaya gittim, her yer karanlıktı. Rastgele bir evin kapısını çaldım. Yaşlı bir adam kapıyı araladı. Hemen ayağımı gösterdim. Yaşlı adam bana bir çift yemeniyle, söküldüğünde dikebilmem için balmumlu ip ile bir iğne verdi. Artık o kadar mutluydum ki, bana karada ölüm yoktu. Beni arabayla götürselerdi böyle sevinemezdim. Âdeta uçarak birliğime geri döndüm.
Hemen yola çıktık. Polatlı yönüne doğru ilerledik. İki kilometre ötede düşman ordusu mevzilenmişti. Ortada bulunan çeşme sanki sınırı oluşturuyordu. Onlar bu tarafa biz o tarafa geçemiyorduk. İki Yunan askeri çeşmeye katırlarını sulamaya gelmişti. Hayvanlar su içerken onlar da koyu bir muhabbete dalmıştı. Ben ve arkadaşım onları gördük. Otlar insan boyundaydı. Onlar bizi görmedi. Arkadaşıma; ‘Sen sürünerek çalılıkların arasından git, hayvanları ürküterek bu tarafa yönlendir. Ben de onları bu tarafta karşılayayım.’ dedim. Öyle de yaptık. Üstleri cephane yüklü 4 katır bizim olmuştu artık. Katırları aldık, birliğe götürdük. Komutan bu duruma çok sevindi ve durmadan; ‘Çocuklar bu bize Allahın bir hediyesi!’ diyordu...”
TÜRKİYE GAZETESİ 07.04.2006
ZEKÂ BULMACASI............KUM SAATİ
Elde 7 dakikalık ve 11 dakikalık iki kum saati var. Bunları kullanarak 15 dakikayı nasıl ölçeriz? (Cevabı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE