Untitled Document

TARİH...................... KUYUDAKİ KİTAPLAR (1)

Mesleğim ve merâkım icâbı memleketin dört bir yanında eski devir ulemâsından tek tük geri kalanlarla veya onların çocuklarıyla görüşürdüm. Kendilerine kitaplarını sorardım.
Çoğu, tek parti devrinde, jandarma korkusundan kitaplarını gömdüğünü, yaktığını, kuyuya doldurduğunu, dağda mağaraya sakladığını, hatta kurtulmak için hurdacılara bedava verdiğini ağlamaklı bir ifadeyle anlatırdı.
İşin trajikomik bir tarafı daha vardır; Jandarmalar bâzı yerlerde eski yazılı kitapları Kur’ân-ı kerîm zannedip dokunmamışlar, bâzı yerlerde ise okumayı bilmeyen jandarmalar Kur’ân-ı kerîmleri de Osmanlıca kitap diye imha ettirmişlerdir.
1928 tarihli Harf İnkılâbı Kanunu’nun 4. maddesi, eski yazıyla her türlü gazete ve mecmua neşriyatını meneder. Kanunun 5. maddesi ise, ertesi yıl itibarıyla, eski yazıyla kitap basılmasını suç sayar. Daha radikali, kanunun 9. maddesidir: 
“Bütün mekteplerin Türkçe tedrisatında Türk harfleri kullanılır. Eski harflerle matbu kitaplarla tedrisat icrası memnudur.”
Osmanlıca kitap basmaya ceza getiren Türk Ceza Kanunu'nun 222. maddesi 2014’te kaldırılmıştır. Tarihte benzeri görülmemiş bir kitap kıyımı meydana getirmiştir. Kraldan çok kralcı jandarmalar, polisler, hatta memurlar, gördükleri eski harfli kitapları affetmemişler, halk da bu korkudan elindeki kitapları olmadık yerlere saklamış veya çaresiz kalıp imha etmiştir.
Bazen nüfuzlu kişiler bu gibi kitaplara el koyarak hususi koleksiyon meydana getirmiş, bu sayede muazzam bir kültür hazinesinin binde biri de olsa kurtulabilmiştir. 
Kütüphanelerde nice nadide kitap, fersude veya mükerrer diye hurdaya verilmiş veya satılmış, daha da kötüsü elverişsiz depolarda çürümeye terk edilmiştir.
Sahaf Muzaffer Özak anlatıyor: “Bir devirde bizim eserler yağma oldu. Bunun bir sebebi de harf inkılâbının bâzı memurlarca yanlış anlaşılmasıdır. Bu memurlar evlerde ne kadar kitap varsa kuyulara dolduruyorlardı.”
Öyle bir hâl olmuştu ki, birinin evinde kitap saklaması kobra yılanı saklamasından beterdi. Herkes korkusundan kitaplarını defetmeye çalışıyorlardı.
(Devamı yarın)



Erkek: Tevfik - Kız: Destegül - Yemek: Sütlü çorba, Etli bamya, Börek, Komposto.

Featured Image 01