Untitled Document

SOHBET...... DÎNİMİZİ NEREDEN ÖĞRENELİM

Zamanımızda her eline kalem alan, kendini İslâm âlimi sanıp, din kitâbı yazmaya kalkışıyor. İslâm bilgilerinden haberi olmadığı için, aklına geleni yazıyor. Çenesi kuvvetli olanlar, kürsülerde zan ve hayâl ile konuşuyor. 
Bugün gençlik, kahraman ecdâdından kendisine mîras kalan mukaddes dînini öğrenmek isteyince; uydurma tefsîrlerden, İslâm düşmanlarının kin ve garez ile İngilizce veya diğer dillerde yazdıkları kitaplardan çevrilmiş İslâm tarîhlerinden, câhiller veya dînini satarak para kazanmak isteyen münâfıklar tarafından hazırlanmış kitap ve mecmûalardan, yahut din ile alâkası olmayan gazetelerden dînî bilgi edinmek mecbûriyetinde kalıyorlar.
Hâlbuki, dinimizde, Benî İsrâîlin Peygamberleri gibi, çok miktarda ve çok yüksek âlimler yetişmiş ve bunların yazdıkları yüzbinlerle kitap, İslâmiyeti bütün dünyaya anlatmış ve tanıtmıştır. Bu hususta doğru bilgi almak isteyenlere takvimimizde reklâmı yapılmakta olan Se’âdet-i Ebediyye kitabını okumalarını tavsiye ederiz. 
ÎMÂN DUÂSI
“Yâ Rabbî! Hîn-i bülûğumdan bu âna gelinceye kadar, İslâm düşmanlarına ve bid’at ehline aldanarak, edindiğim yanlış, bozuk itikâdlarıma ve bid’at, fısk olan söylediklerime, dinlediklerime, gördüklerime ve işlediklerime nâdim oldum, pişman oldum. Bir daha böyle yanlış inanmamaya ve yapmamaya azm, cezm ve kasd eyledim. Peygamberlerin evveli Âdem aleyhisselâm ve âhiri bizim sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmdır. Bu iki Peygambere ve ikisi arasında gelmiş geçmiş Peygamberlerin cümlesine îmân ettim. Hepsi hakdır, sâdıktır. Bildirdikleri doğrudur.”

GÜNÜN TARİHİ......  İMÂM-I GAZÂLİ

Öm­rü­nü İs­lâ­mi­ye­tin emir ve ya­sak­la­rı­nı öğ­ren­mek ve öğ­ret­mek­le ge­çi­ren İmâm-ı Ga­zâli haz­ret­le­ri 1111 [H.505] se­ne­si Ce­mâ­zil-ev­vel ayı­nın 14. Pa­zar­te­si gü­nü, bü­yük kıs­mı­nı zi­kir, ta­at ve Kur’ân-ı ke­rîm oku­mak­la ge­çir­di­ği ge­ce­nin sa­bah na­ma­zı vak­tin­de, ab­dest ta­ze­le­yip na­ma­zı­nı kıl­dı. Son­ra ya­nın­da­ki­ler­den ke­fen is­te­di. Ke­fe­ni öpüp yü­zü­ne sür­dü, ba­şı­na koy­du. Son­ra oda­sı­na gir­di. İçe­ri­de, her za­man­kin­den çok kal­dı. Bu­nun üze­ri­ne, ora­da bu­lu­nan­lar­dan üç ki­şi içe­ri gir­dik­le­rin­de, ke­fe­ni­ni gi­yip, yü­zü­nü kıb­le­ye dö­ne­rek, rûhu­nu tes­lim et­ti­ği­ni gör­dü­ler.



Erkek: Tahsin - Kız: Nesrin - Yemek: Ezogelin çorbası, Ciğer yahni, Salata, Helva.

Featured Image 01